Vanderground

Vanderground

Menu

Kısa Bir Bozcaada Ziyareti

Başlıkta da belirttiğim gibi, bu Bozcaada ziyareti “kısa” oldu. O yüzden “Bozcaada’da Ne Yenir?”, “Mutlaka Görülmesi Gereken 5 Yer”, tadında bir rehber yazısı olmayacak bu okuduğunuz. Size sadece 2 tatlı günden aklımızda ve tadı damağımızda kalanları anlatacağım. Hazırsanız başlıyorum, fonda rüzgar sesi.

Bozcaada, Çanakkale ilimizin merkezinden 79.6 km uzaklıkta bulunan… Şaka şaka. Konumuz bu sefer coğrafi özellikler değil. Sadece kısa bir not olarak; Bozcaada’ya kalkan feribotlara bineceğiniz Geyikli Feribot İskelesi, Çanakkale’den 60 – 70 km civarı. Feribot yarım saat sürüyor. Sonra hop adadasınız. Misler gibi deniz. Feribot sefer saatleri için buraya tık.

Giderken yollar hep böyle gelincik doluydu, ne güzeldi.

Bozcaada

Ada Rüzgarı

Adaya gidiş ufak bir kalp kırıklığıyla başladı. Feribot gişesinde aracımızın ruhsatta ne olarak geçtiğini soran görevliye cevap vermeden önce, “başımıza gelmesinden korktuğumuz şeyin başımıza gelmesi” bakışıyla 1 saniye birbirimize bakarak cevapladık: Motokaravan. Bu cevap, 120 tl ödememiz gerektiği anlamına geliyordu. Biliyorsunuz bizimki aslında karavan değil ve aynı boyutlarda, karavana çevrilmemiş bir transporter daha az ücret ödüyor. Aynı araç olarak, sadece ruhsatımızda “karavan” kelimesi geçtiği için daha fazla ücret ödüyoruz. Çünkü maalesef Türkiye’de karavancılık lükse giriyor. Eminim daha fazla yolculuk yaptıkça bu konuda ayrı bir yazı yazacak kadar veri olacak elimde, hazırladığım lafları o zamana bırakıyor ve adanın tatlı rüzgarına dönüyorum.

Feribottan iner inmez rüzgarın kucağına düştük. Bir de 1 Mayıs tatilinden dönenlerin oluşturduğu feribot sırası vardı ki üf. Geliş tarihimizi buna göre hesaplamış olmanın hafifliğiyle, önce bir park yeri bulmak ve ada merkezinde turlayarak ihtiyaçlarımızı almak istedik. Karavanı parkettik ve tabii ki ben kahve içmeden güne başlayamadığım(!) için soluğu Coffee Shelter‘da aldık. Adım atar atmaz içerde sevgili eski ev arkadaşım Orkun’u gördüm. Kendisi aslında Bozcaada’da Vagos adında bir pansiyon işletiyor. Gitmeden önce arayıp geleceğimizi haber vermiştim ama aynı zamanda Coffee Shelter’da da çalıştığından haberim yoktu, bu yüzden güzel sürpriz oldu. Kahvelerimizi içip (şahaneydi bu arada, yalan değil) kendimize karavanı çekecek kuytu bir yer aramaya başlamadan önce güzel Bozcaada sokaklarında ufak bir tura çıktık.

Bozcaada

Bozcaada

Bozcaada

Bozcaada

Bozcaada’da Kuytu Bir Köşe

Ada o kadar rüzgarlıydı ki, kendimize kuytu bir köşe bulmaya çalışmalıydık. Karavanın içinde sorun olmasa da mangal keyfi önemliydi sonuçta. Akvaryum Koyu’na doğru giderken kimseciklerin olmadığı, fazlaca rüzgarlı olsa da en azından bir ziyaret için gayet davetkar görünen bir koy gördük, adını bilmiyorum. Girdik hemen tabii, kimse yok çünkü, en sevdiğimiz.

Bozcaada

Bozcaada

Rüzgarla iyice haşır neşir olduktan sonra kuytu bir köşe arayışımıza devam etmek üzere yola koyulduk. Bu esnada tabelasını gördüğümüz Corvus Şarap Fabrikası‘na uğramamak gibi bir seçenek olmadığı için o yöne saptık. Maalesef tadım yapılamadığından, isteklerimizi belirtip oradaki arkadaşların yönlendirmelerine güvenerek şaraplarımızı aldık ve yola devam ettik.

Bozcaada

Bozcaada

Üçüncü durağımız Akvaryum Koyu oldu fakat aradığımız sakinliği yine bulamayarak büyük bir umutla Ayazma plajına doğru yol aldık. Ayazma biraz güneybatıda kaldığından, doğudaki ada merkezi rüzgarlıyken sakin kalıyor. Aynısı Ayazma rüzgarlı olduğunda da merkez için geçerli. Kısaca adada rüzgarlı bir yer varsa, tersi bir yönde kuytu bir köşe bulabilmeniz mümkün. Ve gerçekten düşündüğümüz gibi, Ayazma bütün o sakinliği ve pırıltılı deniziyle bizi karşıladı.

Bozcaada

Şöyle bir tur atıp plajın sonundaki çıkmaza karavanı park ettik. Bozcaaada’daydık, saat 4’ü geçiyordu, hava muhteşemdi ve karnımız acıkmıştı. Bütün bunlar akşamüstü rakısı demek oluyordu.

Vahit’in Yeri

Vahit’in Yeri adanın en eskilerinden. Deli meze çeşidi ile kendinizi dipsiz bir kararsızlık kuyusunda bulabilirsiniz, biz bulduk. Ayazma’daki restoranlar arasında en iyi manzaraya sahip. Bu, rekabeti biraz haksız kılıyor kılmasına da, manzara hakikaten çok güzel ya hu!

Bozcaada

Fiyat- performans olarak puanımız 8/10. Mezeler gayet lezzetliydi fakat levrek marini eksiliyoruz. Meze kültürüne böyle hakim bir mekanda bu kadar kötü bir levrek marin yemek bizi üzdü. Diğerlerinin hakkını vermeliyiz, hele ki kalamar!

Bozcaada

Sonrası hep deniz, gün batımı, hep güzellik…

Bozcaada

Barda

Hava kararmaya yakın Vahit’ten kalkıp karavana gittik. Hava bas bas “daha yaz gelmedi” diye bağırdığından acilen üstümüze bir şeyler giyme ihtiyacı hissettik ve güneş batarken iyice sakinleşen havayla daha da güzelleşen denizi izledik. Bir yerlerde çok güzel müzikler çalınıyordu. Meğer tam dibimizde bir açık hava barı varmış fakat yapım aşamasında olduğundan tabelası vs yok, dikkatimizi çekmemiş o yüzden. Müzikle farkedince biraz vakit geçirmek için gittik. Sahibiyle azıcık sohbet ederken Orkun’la haberleşip yerimizi belirttim, meğer arkadaşıymış. Barış (sahibi) Ayazma’ya çok güzel bir mekan yapmış, yapıyor daha doğrusu. Bütün detaylarıyla kendisi ilgilenmiş, dekorundan ağaçlarına kadar. Müzikler zaten dediğim gibi, dikkatimizi o sayede çekti… Yani bu yaz Bozcaada’ya giderseniz, Ayazma’nın çıkmazındaki bara mutlaka uğrayın. İsim veremiyorum çünkü biz oradayken henüz adı bile belli değildi ve bugün öğrendiğime göre hala da belli değilmiş. E siz öğrenirsiniz artık gidince. 🙂

Bozcaada

Orkun yanında iki arkadaşıyla gelmişti. Beliz & Efe çifti… Muhabbet esnasında öğrendik ki kendileri kurumsal hayatı şööyle bir ellerinin tersiyle iterek Bozcaada’ya göçmüşler. Biz oradayken 3 hafta olmuştu yerleştikleri… Adanın yeme-içme ve sanat rehberi niteliğinde olacak bir web sitesi hazırlıyorlar; bozcaadaunderground.com

Adaya gitmeden önce ya da orada bulunduğunuz vakit bir göz atın derim.

Başka bir hayatın mümkün olduğuna inanan ve bunun için harekete geçen, risk alan insanları seviyorum.

Miskin Seramik Atölyesi

Ertesi gün hem ada merkezinde vakit geçirmek hem de Orkun’un pansiyonu Vagos’u ziyaret etmek istedik ve gece orada kaldık. 5 odalı küçük tatlı bir pansiyon, yeri süper, tam merkezde. Terası da var, akşamüstü ufaktan mangal keyfi yapılabilir, tavsiye ederiz.

Sabah gemiyi beklerken son gezintiler esnasında limandaki seramik atölyesine uğradık. Miskin Seramik Atölyesi, adada kaldığınız süre içinde seramik dersleri alabileceğiniz bir yer. Hocalarla birlikte yaptığınız objeleri fırınlıyor, sırlıyor ve yanınızda alıp götürüyorsunuz ve bunlar ücretsiz. Bunun için yaklaşık 1 haftalık bir süreç gerekli. Tüm atölyeye ve tabii en çok duvarlara bak bak doyamadım.

Bozcaada

Bozcaada

Bozcaada

Yakında Yine Görüşürüz

Gece dolanmaya çıktığımızda meydanda tezgahların kurulduğunu görünce şaşırmıştık. Meğer çarşambanın pazarını salı gecesinden kuruyorlarmış. Domates, biber tezgahları arasındaki çay bahçelerinde içtiğimiz çaya doyamadık. Tam kahveci bardağıyla veriyorlar bir de, üf.

Ada’da yediğimiz, içtiğimiz her şey çok güzeldi. Ya gerçekten lezzet farkı vardı, ya da adada olmak böyle bir şeydi. Bu sefer anlayamadık ama bir dahaki sefere bunu da çözeriz.

Görüşürüz Bozcaada.

Blog yazısını yayınlamadan önce yaptığımız paylaşımları kaçırmamak için takip edeceğiniz sosyal medya hesaplarımıza buradan ulaşabilirsiniz.

2 comments

Erden

Bozcaada artık çok kalabalık.Aşırı ilgi sayesinde fiyatları da sezonda uçuk. Bu çok küçük bir ada oluşundan da kaynaklanıyor. Tercih olarak Gökçeadayı tek geçerim. Uğurlu köyündeki Gizli Liman bölgesi karavancılar için cennet.Deniz ve kumsalı ise Riviera sahilleri gibi,uzun ve tertemiz bir denizi var.

    Vanderground

    Evet evet biz de daha çok Gökçeada’cıyız. Bozcaada sezon başlamadan veya tam bitiminde güzel sakinken.

Bir Cevap Yazın